sözlüğün kutsal bilgi kaynağı vasfını kaybetmesi
Next (2) - Last Page (4)

Şükela: Nice | Last 24h | Today | All

bilgi edinmeyi, kültür paylaşımını geçtim artık gündem bile takip edilemeyen bir site haline gelmiş durumda. özellikle son birkaç aydır daha da çölleşti.

geziden beri ülkemize dair çıkan haberleri tv değil sosyal medyadan takip eden biri olarak ekşi sözlük haber teyidi için kullandığım araçlardan biriydi benim için. şimdi ise aradığım haberin başlığının bile açılmadığını açılan az sayıda başlığın da 3-5 yorumdan fazlasına sahip olmadığını görüyorum. bazı haber başlıkları tamamen milletin içindeki nefreti kustuğu, daha fazla beğeni almak adına içi boş yorumlar yaptığı forumlar gibi.
bir de milli, manevi değerlere, etnik kökene dayalı nefret başlıklarını sürekli birbiri ardına gündemde tutmak adına yapılan başlık hortlatmaları var.
siteye girip baktığımda 1 dakika bile geçirmeden çıkıyorum artık.

sonuç olarak gerçek bilgiye erişebileceğin bir yer değil artık burası. en nefret ettiğim x (twitter) bile buradan daha iyi seviyede kaldı, öyle bir düşüş…
16 favorites - -
tam katılmadığım önerme. bir şey hakkında bilgi almak istediğimde hala girip bulabiliyorum. anlık entryler ise daha çok haber kanalı görevi görüyor.

sözlükle ilgili en sevmediğim iki şey tdk'yi pek takmıyor olmaları ve troll hesaplar.
5 favorites - -
"yaptık oldu" anlayışının sonucudur.

buranın ticari bir yere dönüştüğünü inkar etmiyorum ama kısa vadeli yüksek geliri, uzun vadeli ama sürekli gelire tercih etmeleriyle birlikte köküne kibrit suyu dökülmüştür.

öncelikle nitelik değil nicelik anlayışına geçilmiş olmasıyla başladı çöküş. neyse ki hala kaldırmadıkları tarihte bugün özelliği sayesinde 1999'da bugün yazılan şeyleri bile görebiliyoruz. ne yazılmış peki? hiçbir şey. 2000'de peki? bunlar. 2001'de? bunlar. buranın artık bir marka sayılabileceği 2010 yılında? bunlar. benim hesabı açtığım yılda ise şunlar var. dikkatimi çekti, çaylaklara mesajlaşmanın açılması tartışılıyor.

fazla uzatmayayım, isteyen açıp kendisi bakabilir. geçtiğimiz yıla geliyorum hızlıca. tam 1 yıl önce gündem ve başlıklara yazılanların sayısı da burada. bende 10000+ engelli olduğu için artık bu yılda sayılar düşük görünüyor olabilir. yani o yandaki sayılar kabaca 30-50 arası daha fazladır tahminimce. binlerce yazar, burayı terk etmiş olmasına rağmen bayağı çılgın sayılar var. başlıklar ise artık neredeyse tamamen anket ve siyaset. çünkü anket başlığına, mesela yurt dışında yaşayanlara (gündemde ikinci sıradaki başlık) yazınca ilgi çekeceğini düşünüyor adam. derdi o zaten. hangi koku olurdun diye başlık var be. ne amaçla yazılır ki buna? ayrıca güya "anonim" olduğumuz sitede kim, neden ilgilensin? dert belli, vitrine çıkmak. siyasi başlıklarda da "hakkıııım haraaam olsunnnn" yazıp alkış toplayacak işte. klavye başında memleket kurtarılmaya başlandıysa bilemem.

şimdi şu çaylak mesajlaşması olayına geri dönüyorum. 2017'de açmışlardı sanırım. 2017 ile 2018 arasında bile neredeyse %50 artış yaşanmış. sebebi basit. önceden girmenin ve girince barınmanın zor olduğu kapalı bir kutu şeklindeydi burası. 2010 öncesi yazarlarda zaten özellikle nick altlarına bakarsanız çoğunun birbirini tanıyan, ev arkadaşı, sınıf arkadaşı, zirvelerde birlikte yiyip içmişliği bulunan kişiler olduğunu anlarsınız. burası da seçici geçirgen hücre zarına sahip olduğu için adamın mesajla veya direkt yüzüne söyleyeceği şeyi o kişinin nick altına burada yazmasının abes olmadığını anlarsınız. eğleniyor gençler kısaca.

çaylak faktörü işin içine girince zihniyet de değişiyor. "hmm buraya filozof gibi yazarsam hücrenin dışındaki çaylakların dikkatini çekebilirim" düşüncesi devreye giriyor. eş zamanlı olarak çaylak baraj kapakları da açılıyor. içeriye yeniler doluşuyor. lisede sen ikinci üçüncü sınıfken ve senin ne mal olduğunu herkes bilirken bir anda hazırlıklara 10 kat artan kontenjanla çömezlerin doluştuğunu düşün. bir gaza gelme durumunun olacağı aşikar. bakmayın burada 30, 40, 50, 60 yaşındakilerin de yazdığına. bu davranış değişmez. heyecan, sürpriz, bilinmezliğin cazibesi veya adına ne denilirse artık. adam/kadın motive oluyor bir şekilde.

sonrasında zaten uzun yazı yazmak kerizlik olmaya başlıyor. bu yazıyı buraya kadar okuyan 3 kişi falan olacak mesela. halbuki 2 satır yazıp geçseydim başlığa bugün her tıklayan okuyacak ve mesaj atma ihtimali de olacaktı. yani bu başlıkta da tezgah açarak "görünür" olmamı sürdürmüş olacaktım.

peki kalabalığın sonucu ne oldu? özgünlük ortadan kalktı. dikkat çekmek için başlıkla alakası olmayan şeyler bile yazılır oldu. "trollük" adı altında her kılığa giren embesiller türedi ve çok da beğenilir oldu. halbuki lisenin embesilleriydi bunlar önceden. çömezlere komik, sempatik, çekici, cazip, zeki geldiler. kontenjan 10 kat arttığı için çömezlerin liseye giriş puanıyla alakalı bir durum. e bu da şükela modu kavramının içinden geçti. salak hikayeler, komik olmayan espriler, başkasına laf sokanlar veya bakınızlarla başlığın en beğenileni olabiliyordun artık. bilgi kaynağı, ilgi kaynağına dönüştü bazıları için.

sonra gruplaşmalar da saçma bir boyuta geldi. şimdi kendi halinde bir lise ortamında sınıfın veya okulun komiği, zekisi, agresifi, kırılganı falan hep bellidir değil mi? peki silik karakterlerin gözde olma yolu nedir? gruplaşmak. bunlar da öyle çalışıyorlar işte. "arkadaşlık" adı altında (anonim ve sadece fikirlerin olduğu bir yerde ne arkadaşlığıysa artık) birbirlerini şakşaklamaya başladılar. iğrenç bir şey ortaya çıktı.

sonra profil fotoğrafı geldi. internette kadın yoktur kuralı da delinmiş oldu. lan aynı kadının fotoğraflarını çalıp profile koyan sahte kadın profiller bile var artık düşün. ardından her başlığa link koyup buradan tık -ve para- çalan eksiup çetesi ve çocuk pornosu paylaşan çaylaklardan dolayı görsel özelliği getirildi. o da artık tüy dikmek oldu zaten. her gün ama her gün en az 1 tane meme, bacak, oje, arkadan taytlı fotoğraf paylaşan kadına veya içki şişesi, yarı çıplak vücut, araba, pasaport, yurt dışı konum paylaşan erkeğe denk gelmemek imkansızlaştı. birisi kutsal bilgi mi demişti?

bu arada imla olayı yok oldu. 2-3 satırdan uzun yazma işi (kapasite yetmediğinden yazamıyor aslında) sona erdi. debe zaten utanç tablosuna dönüştü. yapay zekaya yazdırılmayan yazı neredeyse kalmadı. üstelik yapay zeka olduğu kabak gibi görünen yazılara da hayvan gibi beğeni geliyor. ciddi bir zeka noksanlığı söz konusu. etkileşim de herkesin herkese yürümesi ama bunu öylesine yapmasına dönüştü. "selam" diye mesaj geliyor lan. "hadi öküzlük etmeyip cevap vereyim" diyorsun, "selam" yazıyorsun. ikinci mesaj "naber" oluyor. naber mi? vaktimi seni konuşturmaya çalışmak için niye harcayayım arkadaşım? ne diyeceksen ilk mesajda söylesene. sırf yazabiliyor diye yazıyor. ciddiye alıp cevap versen üçüncü mesajda mesajına cevap vermeyecek. bu da ayrı bir saçmalık.

kendisini lord zanneden avam kitleyle birlikte küfür, argo, iğrençlik, ucuz espriler falan da tavan yaptı. normalde bunları uçuruyorlardı. o yüzden belli bir seviye korunuyordu. artık uçurma da imkansıza yakın. şeye çok gülüyorum. adamın birisi bir kadına tecavüz etmiş diyelim. onun anasına bol r'li şekilde söven yazıyı başlıkta en beğenilen olarak görüyoruz. güya kadınları koruyor gevşek. bunu da afiyetle yiyor düşük zekalı koyun kitle.

eskiden şey olurdu mesela. 2019'da falanca konuda bir şey yazmışım. adam onu okuyup mesaj yazardı. soru olur, teşekkür olur ,takdir olur, iltifat olur ama çok sık yazılırdı yani. bana "şu yazıyla hayatımı değiştirdiniz", "bu yazıyla kendimi sorgulamamı sağladınız", "yalnız hissederken sizi okuyarak o hissimi atlattım" gibi tonla mesaj gelmiştir. insan, birilerine dokunabilince zaten keyif alıyor. e şimdi kimse okumadığı için sadece tutan bir başlıkta veya o gün açılmış ve yarın unutulacak bir başlıkta yazarsan insanlar görüyorlar. gerisi uzay boşluğuna gidiyor. umrumda değil de başlıkla alakalı olarak söylüyorum bunu. yoksa ben zaten kendi yazdıklarımı bir nevi günlük veya tarihe not olarak yazıp senede bir kere indiriyorum. site kapansa bile yazdıklarım bende kayıt altına alınmış olarak duruyor.

günlük demişken. günlük işini de bayağı kimseyi ilgilendirmeyen şeyler yazarak yapan mal bir kitle var. şimdi atıyorum akşam konser var. adam girip "gideceğim konserdir" yazıp çıkıyor. hayatımda daha saçma çok az şey görmüşümdür. hayır, burası facebook gibi sadece takip ettiklerimizi gördüğümüz bir yer olsa mesele yok da sen bir başlığa yazınca senin aptallığına maruz kalıyoruz be dostum. hele takip ettiğim başlıklara bu tür şeyler yazılınca sesli sövüyorum. daha dün pavlova başlığında (takip ettiğim bir başlık) aynısını yaşadım. ben tarif, püf noktası, değişik bir yorum gelir diye takibe almışım. adam "yapan oldu da yemedik mi" yazıp çıkmış. yuh be esteban. kutsal bilgiye bak. lan bari "üzerine ketçap sıkınca güzel oluyor" falan yaz da "hmm bu da ilginç bir zevk" diyelim. yani daha ne diyeyim ki? kutsal bilgiyi geçtim embesillik yarıştırma mekanı gibi bir şey hissi veriyor artık. daha parayla yazan siyasi trollere veya spor başlıklarındaki cezasız kalan küfürleşmelere falan hiç girmedim bile bakın.

sonuç olarak burası ciddi manada artık kabak tadı veriyor ama alışkanlık. biraz da kafayı yazarak boşaltıp rahatlama alanı olarak gördüğümden hala kullanıyorum. "sözlüyü bu gadar önemseme" diyenlere de kafam girsin. önemsemek değil ki bu. ilk kez 2007'de o dönemki kız arkadaşımdan duyup "bu ne ya saçma sapan" diyerek çıktığım, 2012 gibi neredeyse her google aramamda karşıma çıkmasıyla ilgimi çeken ve okumaya başladığım, 10 yıldır da kafamın içindekileri yazıya döküp rahatladığım bir yer. göz göre göre çöküşüne şahit olmak tat kaçırıyor sadece.
Image in entryImage in entryImage in entryImage in entryImage in entry
9 favorites - -
acı gerçeklerden biri.
1 favorites - -
arkadaşlar içeriğe çok takılıyorsunuz, bu tanıma neden olan şey içerik değil formattır. ekşi sözlük kutsal bilgi kaynağıdır çünkü kutsal kitaplar gibi yapılanmıştır. her başlık bir sure, konu başlıklarına göre arama falan. kutsal kitaplara benzeyen her yapı kutsal bilgi kaynağı olur. ansiklopediler de öyleydi. bilim dinin yerine böyle geçti. içeriği değil formatı taklit ederek.

edit: ekşi de belki bilimin yerine geçer ne belli? :) sallamaya devam.
3 favorites - -
eski girdiler durmasa katılacağım önerme.
4 favorites - -
sosyal medya artık çok büyüdü. o yüzden pareto prensibi artık kendisini daha net bir şekilde gösteriyor. unutmayınız ki pareto prensibi faydanın %80'i, içeriklerin %20'sinden sağlanır gibi bir orana sahip olmak zorunda değildir. %95'e %5 gibi bir oran da pareto prensibine uyar.

paralı futbol ve siyaset trolleri, bilinçsiz insanlar (ne için başlık açılır, ne için açılmaz gibi), sponsorlu içerikler, botlar vesaire derken pareto oranımız %99'a %1 gibi oldu. o yüzden artık herkes kendi kendisinin küratörü olmak zorunda. hangi sosyal mecraya giderseniz gidin bu böyledir. hele ki ekşi sözlük, reddit gibi görüş ve bilgi paylaşımı üzerine kurulmuş mecralarda...
2 favorites - -
forum sitesi vasfını bile kaybedeli çok oluyor bence.
4 favorites - -
bir şeyi kaybetmek için ona öncelikle sahip olmak gerekir.
2 favorites - -
valla karı düşürme başlıklarında istediğimizi buluyoruz. inanılmaz bir bilgi kaynağı bu anlamda…
0 favorites - -
Next (2) - Last Page (4)