apple’yi diğerlerinden ayıran 2 önemli özelliği var:
-insanların üzerine yeni teknolojileri bocalamak yerine, bu yeni teknolojileri insanların hayatlarına efektif bir şekilde sokmaya çalışmaları.
belki bu konuda mükemmel değiller ama bunu en iyi becerebilen şirket.
örnek vermek gerekirse sanırım bundan 10 sene kadar önce akıllı telefonlarda bir edge furyası çıktı. hemen hemen her marka böyle telefonlar üretirken apple o topa hiç girmedi.
-diğeri ise çoklu ürün kullanımında sundukları akışkanlık.
+macbook’unuzda yazdığınız bir metni direkt olarak iphone’ye yapıştırabiliyorsunuz.
+macbook ile bir toplantı yaparken karşınızdaki kişinin ekranını alıp hemen yanınızda duran ipad sayesinde apple ile ekranda oynamalar yapabiliyorsunuz.
+kulaklıkla ipad’de film izlerken telefonunuz çaldığında gelen aramayı iphone üzerinden cevaplayıp kapattığınız zaman herhangi bir aksiyon almadan ipad üzerinden film izlemeye devam edebiliyorsunuz.
belki bu tarz şeyleri android-microsoft kullandığınız bir ekosistemde de yapabilirsiniz ama apple size bunu instant olarak veriyor.
son bir not olarak şunu belirtmek lazım;
apple bizim coğrafyamızda çok pahalı bir marka. ama yeni dünya için pek de öyle değil.
misal vermek gerekirse biraz önce black friday indirimiyle 399 dolara airpods pro max aldım. (amerika’da yaşayan dümdüz bir insan için 2 günlük asgari kazanç)
söylentilere göre apple önümüzdeki yıl iphone fold piyasaya sürecekmiş. burada ilk bahsettiğim özellikleri devreye giriyor. teknolojiyi sindirip olabileceğine karar verdiler.
bu arada bu fold teknolojisi yaklaşık 5 senedir piyasada. ama piyasaya sürüldüğü zaman ki fiyata bakarsanız; o fiyatlara bir iphone pro max + bir tane ipad pro 12,9 alabiliyordunuz.
şarj soketini adam gibi yapmaları. ulan bugüne kadar envai çeşit android işletim sistemi kullanan marka kullandım hepsinde soket arızası yaşamadığım bir süreç olmadı.
uzmanlaşmak, batırmak ve eskimek olarak özetlenebilecek başlıklar.
apple 50-55 yıldır yani sektör doğduğundan beri kişisel bilgisayar satıyor, son 10 yılda da bunun yan ekipmanlarını satıyor. başka da bir şey satmıyor. samsung ise bir tarım perakendecisiydi, hala devam ediyorlar. bunun dışında giyim, gemicilik gibi faaliyetleri var. her türlü piyasaya girip bir şansını deniyor. xiaomi vs desen onlar da aynı.
benim yaşımda olanların ergenlik yılları yani 90ların ortaları ile 2000lerin başları ise kimsenin apple kullanmadığı, kullananların hor görüldüğü yıllardı. batmıştı aslında firma. ürünleri kullanışsız ve pahalıydı. ilk iphone ile küllerinden doğdu firma. rakipleri bunların başına gelmesine izin vermeyecek yönetim algısına sahip. samsung araba işine girdi mesela, beceremeyince daewoo'ya sattı otomobil dalını. bir daha da otomotivi ağzına almadı yöneticileri.
artık apple bir kültüre sahip, sadece bir iphone'dan milyarlarca insana ulaştı. batarken de tasarımları dönemine göre başarılıydı aslında, ama zamanın insanları buna hazır değildi. bununla birlikte ana sektöründen hiç uzaklaşmadı apple, elma satmıyor mesela; spor ayakkabı satmıyor. bunları kore'de samsung markasıyla alabiliyorsunuz ama. telefon piyasasında rekabeti batırırsa samsung, bir daha yeni bir telefonunu görmeyeceksiniz, ama apple orada olmak zorunda. microsoft mesela, çıkardı telefon. tutmadı. bir daha da girmedi adamakıllı. şimdi bir telefon departmanı vardır ama bütçesi şirket araçlarının yakıt masrafından düşüktür microsoftun.
kısacası piyasada olmak zorunda hisseden, zamanında batmış ve sektöre özel bir marka olduğunu bağıran bir firma olmak apple'ın başarısının altında yatan şey.
nitelikli sadelik. tıpkı varlıklı ve köklü ailelerin hayatı gibi. bakın zengin demiyorum. varlıklı aileler zaten genellikle zengindir. sadelikse, varlığın en sofistike edilmiş biçimidir. gösteriş budalası varoşları, sadeliğe düşmanlıklarından hemen tanıyabilirsiniz.
uzatmaya gerek yok. sosyal medyada gördüğünüz bir fotoğraf ve videonun android bir cihazdan çekilip çekilmediği belli oluyor. isterse son model galaxy note 85 plus max pro olsun. o cihaz androidse, belli oluyor.
eski teknolojileri allayıp pullayıp yeni bir şeymiş gibi sunup, fanboyları coşturmak.
*edit: değişik fanboylara sahip olması da diyebiliriz. bir tanesi bu entryden dolayı beni fakir olduğum için bok atmakla suçlayan bir mesaj atıp engellemiş. manyak mısınız oğlum siz.
*
bir ürünü ederinden daha fazla paraya kitlemek.
imaj olarak çok büyük albeni sahibi bir kurumsal kimlik inşa edebilmiş olması. müşteriye bu kadar dokunan, bu kadar romantik bir marka daha yoktur, belki ferrari ama o da kitlelere mal olmak, herkese mal satmak için yapmıyor bunu.
türkiye için genelde geçerli olansa ikinci el değerini androidler gibi kaybetmemesi ve bir nevi prestij sağlaması. manita adayını ilk anda etkilemek için masaya pro max mı koyarsın yoksa reeder mi aq? maalesef durum böyle. yoksa teknolojik yenilikler falan bizde çok sallanan bir şey değil. lan daha apple pay kullanılamıyor.
işletim sistemindeki güvenlikten dolayı cihazın negatiflerden etkilenmemesi, habire update almak zorunda olmaması ve sonucunda eskimemesi.